10/7/2007
26/6/2007
Bir uçak düşmek üzereymış. Bu yüzden uçağın tabanı da dahil olmak üzere her
şeyi atmışlar. Yalnızca uçağın tavanına tutunan yolcular ve pilot kalmış. Pilot:
"Uçak hala düşüyor, bir yolcunun atlaması gerekli" demiş. Temel:
"Ben atlarım ama sevgili kaptan pilotumuz hariç hepinizden kuvvetli bir alkış bekliyorum."
deyince bütün yolcular Temel`i alkışlamış ve asağı düşmüş.
Sadece Temel ve pilot kurtulmuş...
26/6/2007
Temel ile İdris borsanın çok kazandırdığı sıralar, borsada oynamaya karar
verirler. Borsayı hiç bilmeyen iki kafadar önce bir iki tanıdığa
sorarak işi öğrenmeye koyulurlar. Öğrendikleri kadarıyla ufak ufak
oynamaya başlarlar. Kısa sürede ikisi de zengin olur, İstanbul’a
taşınırlar. Köylerini pahalı giysiler ve lüks arabalarla ziyaret
ederler. Herkes onları konuşmaktadır.
Yeterince hava attıktan sonra yine İstanbul’a dönerler. Çok geçmeden
soluğu yine köylerinde aldıklarında perişan bir haldedirler. Eski
kılıklarında ve yayadırlar. Tanıyanlar sorar:
“Ula uşaklar ne oldi size böyle?” Temel ile İdris cevap verir:
“Ula seanslari çift ettiler”
Köylüler heyecanla sormaya devam eder:
“Eeee?”
“Haçan onikiye kadar kazanduk, onikiden sonra kaybettuk!”
26/6/2007
Temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son
celsede hakim delil yetersizliğinden temelin tahliyesine karar vermiş .
temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ;
- uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu .....?
26/6/2007
Temel, Cemal ve diğer Karadenizliler açık denizde
küçük bir tekne ile fırtınaya tutulmuşlardı. Yanlarında büyük bir gemi
geçmekteydi.
Temel:
-Uyy, kurtarun pizuuu... imdattt!... diye haykırıyordu.
Geminin güvertesinden birisi de yanıt veriyordu:
-Biz adam almıyoruz, biz adam almıyoruz.
Bunu duyan Temel:
-Uyy, haçan piz lazuz laz, alun pizu.
26/6/2007
Temel sevgilisiyle gidiyormuş. Sevgilisi bir mağazada gördüğü kürkü istemiş.
Temel hemen vitrin camına bir tuğla atıp içinden kürkü alıp sevgilisine
vermiş. Daha sonra sevgilisi otomobil galerisinde bir de araba görmüş
ve bu
sefer de onu istemiş.
Temel de bunun üzerine
-Ben bu tuğlaları sokaktan mı topluyorum? demiş...
26/6/2007
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk
geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol
etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don
çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi
gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay
be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın
valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye
8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için
bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay
be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra
Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa
bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar
"Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
« Önceki ::